22 Kasım 2014 Cumartesi

Hayati sağlık sorunlarına neden olabilen uyku apnesinin belirtilerini hastanın kendisinin farketmesi zordur. Hasta genellikle uykudaki anormal durumlardan, eşi veya yakınlarının farketmesiyle haberdar olur.
Uyku apnesinin en önemli belirtisi uykuda ani solunum duraklamaları, çok gürültülü horlamalar ve iç çekmelerdir.
Normalde üst solunum yollarını kontrol eden kaslar (boğaz ve gırtlağı çevreleyen kaslar) uyku esnasında gevşerler. Eğer bu gevşeme çok fazla olursa üst solunum yolları daralır ve solunum esnasında  giren çıkan havanın titreşimleriyle “horlama” sesleri oluşur. Horlama , uykuda nefes almak için zorlu, sıkıntılı, solumanın çıkardığı seslerdir.
Bazen de hava yolu uykuda tam tıkanır ve solunum geçici olarak kesilir. Bu durumuna “apne” adı verilir. Solunum durması (apne) olayında en az nefesin 10 saniye kesilmesi ve nefes durmalarının  saatte en az 5 defa tekrarlaması  “uyku apne hastalığı” olarak tarif edilir. Hastalar uykularında tekrarlayan  nefes durmalarıyla adeta boğulurcasına uyuma çabalarlar. Her bir apne esnasında, oksijen düşer, beyinde ve kalpte stres oluşur.
Her gece tekrarlayan bu durum yaşamınızı etkiler: uykunuzu bozar; sabah yorgun, sersem gibi, uykunuzu alamamış uyanırsınız, gün içinde  genel yorgunluk, isteksizlik hissedersiniz, bu durumlar yaşam kalitenizi, iş hayatınızı, sosyal ilişkilerinizi etkiler.
Yazar: Sefa Güler
Bilgi Dünyası, Yayınlanma Tarihi: Cumartesi, Kasım 22, 2014
Yazan: sefa guler Cumartesi, Kasım 22, 2014 Yorum Yok Devamını Oku
Kulağa bağlı nedenler: Gerçek baş dönmelerinin çok büyük bir kısmından sorumlu olan organdır. Pozisyona bağlı baş dönmesi, baş dönmesi ile ilgilenen kliniklerde en sık rastlanan nedendir.Hemen hemen bütün hastalarda, başın hareketleri ile artan baş dönmesi yakınması mevcuttur. Tanısı, iç kulaktaki yarım daire kanallarının, bazı manevralara verdiği yanıtlara bakılarak konulur. Tedavisi, yarım daire kanallarının içerisinde yer değiştirmiş olan kristallerin tekrar yerine oturtulmasına dayalı özel manevralardır. Meniere hastalığı; işitme kaybı, kulakta çınlama, dolgunluk hissi ve baş dönmesi atakları ile karakterizedir.İç kulaktaki sıvıların dengesizliğinden kaynaklanır. Kulağın akıntılı kronik hastalıkları, işitme kaybı ile giden kulak hastalıkları, viral bir enfeksiyon sonrası denge sinirinin etkilenmesine bağlı kulak hastalıkları, ileri derecede damar tıkanıklığı yaşayan insanlarda oluşan iç kulağa daha az kan gitme durumu, bazen hiç bir nedene bağlı olmaksızın iç kulakta ki zarların yırtılmasına bağlı baş dönmesi atakları oluşabilir.
Travmalar: Sıklıkla başa alınan sert darbelerle, kafatasında meydana gelen, iç kulağı da zedeleyen bir kırık sonrasında baş dönmesi ile beraber bulantı ve kusma oluşabilir. Bazen kafa travması sonrası, herhangi bir kafatası kırığı olmadan iç kulak yapılarında sarsıntı ya da iç kulak kristallerinde yer değiştirmeye bağlı olarak baş dönmesi oluşabilir. Bu durumun düzelmesi haftalar ve aylar sürebilir. Böyle bir durumda, yıllar sonra bile özellikle pozisyon değişikliklerinde oluşan birkaç saatlik baş dönmeleri kalabilir.
Nörolojik hastalıklar: Beyin, beyincik gibi organlardan oluşan merkezi sinir sistemindeki kanama veya kan damarlarındaki tıkanıklıklara bağlı beslenme bozuklukları, multipl skleroz (MS), sifiliz, çeşitli beyin tümörleri, parkinson hastalığı, migren v.b. hastalıklar dengenin bozulmasına neden olabilirler. Hastanın öyküsünü alırken denge bozukluğuna eklenmiş olan kol ve bacaklarda güçsüzlük, vücudun herhangi bir bölgesinde his kaybı, çift görme, baş ağrısı, bilinç kaybı, ağız çevresinde karıncalanma hissi, konuşma bozukluğu vb. yakınmalar sorgulanmalıdır.
Dahili hastalıklar: Kalp yetmezliği, kalp kapakçığı hastalığı, kalp krizi, diabet, tiroid bezi hastalıkları, kansızlık, kontrol edilemeyen yüksek tansiyon, posture bağlı düşük tansiyon, ileri kalp ritim bozuklukları, ani ve şiddetli su kaybı(ishal,kusma)
Psikolojik denge bozuklukları: Panik atak, anksiyete(huzursuzluk), stres, depresyon.
Yazar: Sefa Güler
Bilgi Dünyası, Yayınlanma Tarihi: Cumartesi, Kasım 22, 2014
Yazan: sefa guler Cumartesi, Kasım 22, 2014 Yorum Yok Devamını Oku
Dengesizlik ve baş dönmesi yakınmalarına, multidisipliner bakış açısı içinde yaklaşıldığında ön tanı ve tedaviye ulaşılması sürecinin kısalması mümkündür. Tedavi, nedene yöneliktir. Baş dönmesini yaratan sebep ortadan kaldırıldığında hastanın yakınmaları düzelecektir.
Meniere hastalığı, ilaç tedavisi ve yaşam tarzında bazı değişiklikler ile %90 kontrol altında tutulur. Fiziksel ya da ruhsal stresi az bir yaşam tarzının yanında düşük tuz diyeti (günlük 1.5 gr altında) ile beslenmelidirler. Hayvansal yağ içeriği az olan besinleri tüketmek, kafein, alkol ve sigara türü iç kulakta sıvı basıncını arttırdığı düşünülen içeceklerden uzak durmak gerekir. Doktorunuz, baş dönmesini azaltacak ve kulaktaki dolgunluğu giderecek ilaç tedavisi başlayacaktır. Bulantı ve kusma olduğunda, bu şikayetleri azaltacak ilaçların alınması yeterli olabilir. Hastalığın cerrahi tedaviye ihtiyaç gösteren kısmı, sadece %5' lik hasta grubu için, çeşitli cerrahi tedavi yöntemleri mevcuttur.
Meniere hastası olan kişilerin bir kısmı, atak gelmeden krizin geleceğini hissedebilir. Kriz öncesi alacağı bazı ilaçlarla nispeten kontrollü bir atak geçirir. Ancak geri kalan hasta grubunda baş dönmesi atağı ani geldiğinden, bu tür hastaların özellikle taşıt kullanmaları sakıncalıdır. Aksi taktirde kişi hem kendi, hem de diğerleri için tehlikeli ve hasar verici olabilir.
Pozisyonel baş dönmesi olan hastalarda, partiküllerin iç kulakta şikayet oluşturmayacakları bölgeye yönlendirilmelerini amaçlayan repozisyon yani yerine oturtma manevraları ile yaklaşık olarak %90 oranından başarı sağlanmaktadır. Aynı kulakta sürekli olan ya da sık yineleyen, tekrarlayan repozisyon manevralarına rağmen iyileşme sağlanamayan ve semptomların şiddetli olduğu olgularda cerrahi müdahaleler gerekebilir.
Denge bozukluğu veya baş dönmesi olan her hastanın mutlaka sistematik bir muayeneye (özellikle kardiyovasküler, kulak burun boğaz ve nörolojik muayeneye) tabi tutulması gerekir. Diğer baş dönmesi nedenleri, ilgili branş hekimlerince doğru tanı konulduktan sonra çeşitli yöntemlerle tedavi edilecektir.
Yazar: Sefa Güler
Bilgi Dünyası, Yayınlanma Tarihi: Cumartesi, Kasım 22, 2014
Yazan: sefa guler Cumartesi, Kasım 22, 2014 Yorum Yok Devamını Oku

21 Kasım 2014 Cuma

Göz önemli organlarımızdan birtanesidir göz sağlığı çok önemli olduğundan göz kapağının sağlığıda önemlidir.Göz kapağının şişmesinin bir çok nedeni olabilir temizliğe dikkat edeceğiz göz den mikropları uzak tutmaya çalışacağız.
Eğer göz ve göz kapağınızda sürekli, geçmeyen ya da tekrarlayan şişlikler olursa, bu kalp ve böbrek hastalıklarının habercisi olabilir.
Göz kapaklarında oluşan rahatsızlıkları en iyi Göz Hastalıkları Hastanesinde giderek tedavi ettirebilirsiniz. Fakat bu hastalıkların tam bir tedavi şekli yoktur. Başka hastalıklarında neden olabileceği göz kapakları şişlikleri, neden olan hastalık bulunup tedavisi yapıldıktan sonra kendiliğinden geçecektir. Genelde göz kapağı şişlikler bir süre sonra iner ve düzelir. Fakat düzelmiyorsa mutlaka bir doktora görünmenizde yarar vardır.
Göz kapağında ki şişliklere son vermek için sizde evde bir takım tedaviler uygulayabilirsiniz. Bunlardan en bilineni, çayla yapılanıdır. Çay demlik poşetlerini, çayı demledikten sonra soğuk bir şekilde gözünüze kompres yaparsanız bu gözün dinlenmesine ve şişliğin geçmesine yarayacaktır. Şişlik uzun süre geçmiyor ise günlerdir iyileşmiyor şişlik devam ediyor ise göz doktoruna kesinlikle muayene olun.
Yazar: Sefa Güler
Bilgi Dünyası, Yayınlanma Tarihi: Cuma, Kasım 21, 2014
Yazan: sefa guler Cuma, Kasım 21, 2014 Yorum Yok Devamını Oku

20 Kasım 2014 Perşembe

Doğal bitkisel yöntemlerle zayıflamak isteyenler için zayıflatan bitkiler 

Kilo problemi olan kişiler için zayıflamaya yardımcı bitkileri sizler için araştırdım.Bu bitkilerden çay yapıp düzenli şekilde tüketebilirsiniz.Bu bitkileri aktarlar dan alabilirsiniz sizlere aldığınız aktarlar da bu bitkilerin faydalarını sayacaktır size tavsiyem bilinçli şekilde tüketmenizdir.Bu bitkileri bilinçli tüketirseniz zayıflamanıza yardımcı olacaktır.
Ardıç Tohumu: Eğer kilolardan kurtulmak istiyorsanız bu bitkinin idrar söktüren özelliğinden yararlanabilirsiniz. Fakat fazla kullanımı tavsiye edilmez.
Biberiye: Vücutta kan dolaşımını arttırır, yağları parçalar ve idrar söktürür. Zayıflamaya yardımcı olur. Biberiye yağı bu bitkiden elde edilir. Bu yağın güzelliğe katkısı büyüktür.
Atkuyruğu: İdrar söktürücü özelliği olan atkuyruğu aynı zamanda idrar söktürücü özelliğe sahiptir. Yaprakları ve saplarından yararlanılır. Yaraları iyileştirici özelliği vardır.
Limon yağı: Limon kabuklarının sıkılmasıyla elde edilen limon yağının, idrar söktürücü özelliği yanında kurtta döktürür. Bu bitki insan vücudunu terletir ve bu sayede sağlığına kavuşmasını sağlar.
Polen: Yoğun bir şekilde vitamin ve mineral içerir. Yemekten önce alındığı takdirde iştah kapatır. Ancak yemek ortasında alınırsa iştah açıcı özelliği vardır.
Sinameki (Casiya Senna): Müshil etkisi olan bir bitkidir. Kalın bağırsakları çalıştırır. Uzun süre kullanılması sakıncalıdır. Aksi takdirde, mide bulantısı, kusma gibi sorunlarla karşı karşıya gelinir.

Rejim yapmakta zorlananlar için zayıflatan bitki çayları ve tarifleri


İştah azaltıcı: Mısır püskülü
Sindirim düzeltici: Karahindiba, aslan dişi, maydanoz, nane
Metabolizma bozukluğu düzeltici: Dereotu, papatya, ıhlamur, sultanotu
İdrar söktürücü: Akağaç yaprağı, kabalak, böğürtlen, ağaç çileği
*Her sabah aç karnına bir su bardağı limonlu su ya da greyfurt için.
İnce kıyılmış biberiyeyi bir litre suda kaynatın. Sabah-akşam birer çay fincanı için.
*Bir çay fincanı kaynar suya dövülmüş 1 çay kaşığı marul tohumu atın, kısa bir süre demlenmesi için bekletin ve süzün. Sabah akşam birer çay fincanı için.
*Bir çay fincanı kaynar suya dövülmüş 1 çay kaşığı at kuyruğu atın, kısa bir süre demlenmesi için bekletin ve süzün. Sabah akşam birer çay fincanı için.
*Bir çay fincanı kaynar suya dövülmüş 1 çay kaşığı mısır püskülü atın, kısa bir süre demlenmesi için bekletin ve süzün. Sabah akşam birer çay fincanı için.
*Bir çay fincanı kaynar suya dövülmüş 1 çay kaşığı ince kıyılmış papatya katın, kısa bir süre demlenmesi için bekletin ve süzün. Sabah akşam birer çay fincanı için.
*Bir litre kaynar suya dövülmüş 1 avuç ince kıyılmış aslan dişi katın, kısa bir süre demlenmesi için bekletin ve süzün. Sabah akşam birer çay fincanı için.
Yazar: Sefa Güler
Bilgi Dünyası, Yayınlanma Tarihi: Perşembe, Kasım 20, 2014
Yazan: sefa guler Perşembe, Kasım 20, 2014 Yorum Yok Devamını Oku

19 Kasım 2014 Çarşamba

Erişkinler de, çocuklar da ve bebekler de dil yarası nasıl geçer tedavi yöntemleri 

Bildiğiniz gibi dilde çıkan yara insanı çok etkiler çoğu şeyi tüketmemizi ve sağlıklı beslenmemizi çok etkiler.Çocuklar da dil yarası daha da etkili olur anne ve baba için daha da sıkıntılı olur erişkin insanlar bağzı açılara dayanır ama çocuklar dayanamaz size tavsiyem çocuğunuzun dili yara olduğu zaman tek yapmanız gerek doktora gidip muayene ettirip doktorun verdiği ilaçları kullanıp tedavi ettirmelisiniz.Erişkinler dil yarasını bu tedavi yöntemleri ile daha hızlı geçmesini sağlayabilir.

Dil yarası tedavisi nasıl yapılır

Ağız gargarası ile tedavi
Antiseptik özelliği olan ağız gargaraları dil üzerinde bulunan yaranın iltihabının daha da büyümesini engeller.
Tuz ve karbonat ile tedavi
Tuz ve karbonatla doğal bir antiseptik karışım yapabilirsiniz. Bir tatlı kaşığı tuz ve eşit miktarda karbonatı ılık bir bardak suda karıştırıp gargara yapabilabilir. Bu işlemi günde 3-4 kez tekrar etmek yararınıza olur.

Dil yaralarına bitkisel tedavi yöntemleri

Ekşi nar kabuğu suda kaynatıldıktan sonra süzülerek dinlendirilir. Dinlendirilen su ile ağız bol bol çalkalanır.

Sinirli yaprak, sumak ve böğürtlen filizi suda kaynatılır. Süzüldükten sonra elde edilen karışım, merhem kıvamına gelinceye kadar zeytinyağı ile yoğrulur. Hazır­lanan merhemden sabah-akşam dil üzerine sürülür.

Meyan kökü, eşki nar kabuğu, mersin yaprağı ku­rutularak dövülür. Elde edilen toz bal ile karıştırılarak merhem kıvamına getirilir. Hazırlanan merhemden tedavi süresince dil üzerine sürülür.
Not: Eğer diliniz deki yara ilerlemiş ise geçmiyorsa mutlaka doktor kontrolunde ilaç kullanmalısınız.
Yazar: Sefa Güler
Bilgi Dünyası, Yayınlanma Tarihi: Çarşamba, Kasım 19, 2014
Yazan: sefa guler Çarşamba, Kasım 19, 2014 Yorum Yok Devamını Oku

18 Kasım 2014 Salı

Siğil nasıl geçer, siğil için okunacak dua ve evde siğil tedavi yöntemleri

Siğilin evde tedavisi ile ilgili birçok yöntem duymuş olabilirsiniz ancak maalesef bu yöntemlerin pek çoğu işe yaramaz. Aşağıda siğili geçirmek için en sık kullanılan yöntemler hakkında bazı bilgiler bulabilirsiniz ancak bu yöntemlerin bazı kişilerde işe yaramayabileceğini lütfen unutmayın. Eğer siğiller yayılıyorsa ve sık aralıklarla görülüyorsa en güvenli tedavi yöntemi bir cilt doktoruna gitmeniz olacaktır.
C Vitamini Tableti: Yüksek oranda asit içeren C vitamini siğile neden olan virüsle savaşırken siğilin kendi kendine düşmesine yardımcı olabilir. Bu yöntemi denemek istiyorsanız 1 adet C vitamini tabletini kırıp 5-6 damla suyla yoğun bir merhem kıvamına gelinceye kadar karıştırın. Daha sonra siğilin üzerine sürün ve yara bandı yapıştırın. 3 gün beklettikten sonra yara bandını çıkarabilirsiniz.
Selobant: Sadece siğilin üzerimi kapatacak kadar küçük bir selobant parçasını siğilin üzerine yapıştırın. 6 gün bekledikten sonra selobandı çıkarın ve siğilin bulunduğu bölgeyi 20-30 dakika ılık suda tutun. İyice yumuşayan siğili ponza taşıyla temizleyebilirsiniz. Cildinize zarar vermemek için ponza taşını fazla bastırmayın. Bu yöntem için en çok önerilen bant arkası gümüş rengi olan ve ışık geçirmeyen bantlar.
E Vitamini Kapsülü: E vitamini kapsülünü kırın ve içinde çıkan sıvıyı siğil üzerine sürüp pamuklu bir bandajla sarın. Gece hava alması için bandajı çıkarın ve sabah tekrar E vitamini sürüp bandajla sarın. Bunu 3 gün boyunca tekrarlayın.
Çay Ağacı Yağı: Kulak pamuğuna damlattığınız çay ağacı yağını siğil üzerine sürün ve yara bandıyla kapayın. Bunun her gün tekrarlayarak 3 hafta kadar uygulayın.
Hint Yağı: Siğil yumuşayana kadar günde 2-3 kez kulak pamuğuna damlattığınız Hint yağını siğil üzerine sürün.
Aspirin: 2-3 tablet aspirini iyice ezin ve 3-4 damla su ekleyerek siğil üzerine sürülebilecek kıvama getirin. Siğile sürdükten sonra yara bandı yapıştırın ve 1 gece bekletin. Salisilik asit içeren aspirin siğilin kısa sürede geçmesine yardımcı olabilir.
Limon Kabuğu: Siğili geçirmek için evde uygulanan yöntemlerden bir diğeri rendelenmiş limon kabuğunu siğil üzerine koyup yara bandı yapıştırmaktır. Limon kabuklarını her gün tazeleyerek siğil yumuşayıncaya kadar bu yöntemi deneyebilirsiniz. Aynı uygulamayı taze fesleğenle de yapabilirsiniz.
Sarımsak Kapsülü: 2 hafta boyunca günde 2 adet sarımsak kapsülü almak siğil tedavisi için öneriliyor ama etkisi konusunda kesin bir bilgi yok.
Havuç: Havucu çok ince rendeleyin ve siğile sürülebilecek kıvama gelinceye kadar 3-4 damla zeytinyağıyla karıştırın. Karışımı her gün 2 kez 30’ar dakika olarak siğil üzerine sürün ve bekletin. Bu formülün işe yaraması için en az 3 hafta boyunca her gün tekrarlamanız gerekiyor.
Muz Kabuğu: Muz kabuğundan küçük bir parçayı keserek kabuğun içi siğile gelecek şekilde yerleştirin ve yara bandı yapıştırın. Muz kabuğunda bol miktarda bulunan potasyum siğili geçirinceye kadar bu uygulamayı tekrar edin.
Sirke: Küçük bir parça pamuğa (siğili kapatacak boyutta) sirke damlayın ve siğilin üzerine koyup yara bandı ile kapatın. Siğilin görünümü hafifleyinceye kadar pamuğu her gün tazeleyerek 1 hafta boyunca yapın.

Siğiller için bitkisel tedavi yöntemleri

Ada soğanı; Ada soğanı ezilerek siğil üzerine konur. 
Semizotu; Siğil, semizotu İle oğulursa şifa bulur.
Soğan; Soğan tuzla dövülerek siyil üzerine konur.
Söğüt külü ve sirke; Söğüt külü ve sirke hamur yapılır, siğil Çizerine konur.
Kavak ağacının külü; Kavak ağacının külü, hamur yapılır, siğil üzerine konur.
İncir ağacı; İncir ağacının kurumuş dalı yakılarak üç dört defa siyil yakılırsa mutlaka şifa verir.
Asma veya söğüt çubuğu; Bir parça asma veya söğüt çubuğu ortasından kesilir. Akan sıvı siğillerin üzerine sürülür.
Siğil otu; Bir avuç siğil otu yaprağı ve sapı ezilerek suyu çıkarılır. Bununla siğiller günde 3 kere ovulur.
Soğan suyu, limon suyu ve kuru sarımsak; Bir Kahve fincanı soğan suyuna 2 çorba kaşığı limon suyu ve 1 Tatlı kaşığı ezilmiş kuru Sarımsak konur. On dakika bekletildikten sonra bu karışıma batırılan pamuk siğilin üzerine konur. Beş dakika sonra alınıp, yerine ezilmiş sarımsaklar konur. On dakika bekletildikten sonra ılık suyla yıkanır.
Kayın kabuğu; Bilhassa ellerde görülen ve çirkin görünümüyle rahatsızlık veren siğiller kendiliklerinden iyileşebilecekleri gibi bitkisel ve doğal yollarla da tedavi edilebilirler.  Bu amaçla şifalı bitkilerden kayın kabuğu fayda sağlayacaktır.Siğillerin tedavisinde eski çağlardan beri kullanılagelen şifalı bir bitkidir. Şayet taze kayın kabuğu mevcut ise yaş olan iç kısmı aşağıya bakacak şekilde direkt siğilin üzerine yerleştirin. Taze kayın kabuğunun olmaması halinde bir iki çay kaşığı toz kayın kabuğunu 1 fincan kaynar suda 10 dakika demlendirerek içebilir veya siğil üzerine sürebilirsiniz.
Fesleğen; Bu bitki ise siğillerin iyileşmesini sağlayan pek çok anti-virüs bileşeni içerir.
Söğüt yaprağı; Tahta havanda veya elde iyice ezilerek siğillerin üzerini tamamen kapatacak şekilde sürülüp yarım saat kadar bu şekilde bekletilir. Haftada üç dört kez uygulanan bu kürün etkisi siğillerin küçülmeye başlaması ile ilk günlerden itibaren fark ediliyor.
Sütleğendir; Siğil tedavisinde diğer şifalı bitki ise sütleğendir. Bitkinin yapraklarından çıkarılan sütün siğiller üzerine damlatılması suretiyle uygulanır. Tıpkı söğüt yaprağı küründe olduğu gibi bu kür de haftada üç dört kez uygulanır.Bu konuda dikkat edilmesi gereken çok önemli bir ayrıntı ise sütleğen bitkisindeki sütün zehirli etkisidir. Bu nedenle çocuklardan uzak tutulmalı ve asla ağızdan alınmamalıdır!

Siğiller için okunacak dualar

Siğil Duası; ”Em ebremu emren fe inna mubrimun” Bu ayet Zuhruf Suresi’nin 79. ayetidir.
Siğil Duası Anlamı; ”Yoksa onlar işi sağlam mı tuttular? Muhakkak ki asıl biz, işi sağlam tutanlarız.”
Siğil Duası; ”Ve yes’eluneke anil cibali fe kul yensifuha nesfa. (105. ayet) Fe yzeruha kaan safsafa.(106. ayet) La tera fiha ivecen ve la amta(107.ayet).
Siğil Duası Anlamı; ”Rasulüm! Sana dağlar hakkında sorarlar. De ki! Rabbim onları ufalayıp savuracak. Böylece yerlerini dümdüz, bomboş bırakacaklar. Orada ne bir iniş, ne de bir yokuş göreceksin.”
Siğil Duası; ” Senesimuhuuu ale-hurtum. İnna belevnahum ke ma belevna ashabe’l-cenneh, iz aksemu le yasri munneha musbihin. Ve la yestesnun. Fe tafe aleyha taifun min rabbike ve hum naimun. Fe asbahat ke’s-sarim”
Siğil Duası Anlamı; ” Biz yakında onun burnuna damga vuracağız. Biz, vaktiyle ”bahçe sahiplerine” bela verdiğimiz gibi, onlara da bela verdik. Hani onlar, sabah olurken onu devşireceklerine yemin etmişlerdi. Onlar istisna da etmiyorlardı. Fakat onlar daha uykudayken Rabbi’nin katından kuşatıcı bir afet bahçeyi sarıverdi de, Bahçe kapkara kesildi.”
Yazar: Sefa Güler
Bilgi Dünyası, Yayınlanma Tarihi: Salı, Kasım 18, 2014
Yazan: sefa güler Salı, Kasım 18, 2014 Yorum Yok Devamını Oku

Sivilceye iyi gelen besinler, yiyecekler, gıdalar ve vitaminler nelerdir

Sivilce, cilt yüzeyinde ki çinko eksikliği sebebi ile oluşum gösterir. Bu nedenle sivilce oluşumunu engellemek için çinko bakımından zengin kozmetik ürünleri kullanılmasında yarar vardır.
Yağ oranı yüksek gıdalardan uzak durmak gerekir. Çünkü yağlı gıdalar vücutta C vitaminini etkisiz hale getirir. Bu eksiği kapatabilmek için vücut C vitamini takviyesine ihtiyaç duyar.
Cilt nem oranını dengede tutabilmek için nemlendirici ürünlere ihtiyaç duyar.
Antioksidan, cilt için en gerekli bileşenlerin başında gelir. Farklı maskeler uygulayarak cilde uygulanması yararlı olabilir.

Sivilceye iyi gelen yiyecekler

Cilt farklı vitaminlere ihtiyaç duyduğu gibi yiyeceklere de ihtiyaç duyar. Sivilce için yararlı yiyecekler, daha çok lif yönünden zengin yiyeceklerdir. Fakat meyve tüketimi de cilde canlılık katmak için yararlı olacaktır. Cilt için uygulanan maskeler bilindiği içinde birçok meyvenin ve sebzenin özünü bulundurmaktadır.
Patates: Patates C ve B vitamini yönünden zengin bir içeriğe sahiptir. Ayrıca protein, bakır ve demir yönünden de vücut için faydalıdır. İçinde barındırdığı bu maddeler sayesinde ciltte oluşan sivilcelerin kurumasını sağlar. Patates maske olarak uygulandığı takdirde sivilcelerin kaybolmasını sağlar.
Sarımsak: Sarımsak vücut için her derde deva olan müthiş bir bitkidir. Zengin içeriği sayesinde cilde dirilik katar ve yaşlanmayı geciktirir.
Cildi zararlı maddelere karşı koruyabilmek ve cildin kendini yenilemesini sağlayabilmek için bir takım vitamin ve minerallere ihtiyaç vardır. Sivilce tedavisinde kullanılan birçok kozmetik ürün içeriğinde A vitamini barındırmaktadır. A vitamini antioksidan etkisi ile vücuttan toksinlerin arınmasını sağlar.  Ispanak, lahana, havuç cilt için yararlı gıdalar arasındadır. Yine cilt güzelliği sağlamak ve sivilcelerden korunabilmek için C vitamini içerek portakal, limon, greyfurt, domates gibi gıdaların düzenli tüketilmesi gerekir.
Sivilce ile mücadele için, meyve ve sebzelerin sağladığı vitaminlerden yararlanılmalıdır. Sebze ve meyveler sivilceye karşı önemli rol oynamaktadır.
Havuç, ıspanak ve lahana tarzı yiyecekler vücutta A vitamini ihtiyacını karşılar ve cilt sağlığı için mutlaka tüketilmelidir. Mandalina, portakal ve elma günlük tüketilmelidir. Çünkü bu meyveler en önemli C vitamini depolarıdır.Domates, salatalık gibi lifli gıdalar vücutta birçok fayda sağladığı gibi sivilce ile mücadele edebilmek için de önemlidir.
Yağlar: Fazla yağ içeren gıdalar ciltte aşırı yağlanmaya ve dolayısı ile sivilceye neden olabilir. Vücudun yağ ihtiyacını karşılayabilmek için kaynağın doğru seçilmesi gerekir. Tam yağlı peynir, katı yağlar ve tereyağı tüketmek yerine fındık, fıstık tüketmek ciltte oluşan sivilcelerin azalmasına yardımcı olur. Ayrıca keten tohumu gibi bitkisel kaynakları tercih etmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır.
Balık: Balık oldukça fazla çinko içermektedir. Çinko sivilcelerin azalmasına yardımcı olur. Balık birçok türü cilt için olumlu etkiler sağlar.Balık kırmızı ete oranla daha az kolesterol içermektedir. Ayrıca çinko, protein ve diğer mineraller bakımından zengin bir içeriğe sahiptir. Balık içeriğinde bulundurduğu çinko sayesinde ciltte bulunan sivilcelerin azalmasına yardımcı olur. Ancak vücuda alınan fazla çinko toksik etkisi yaratacağından dolayı dışarıdan alınan çinko takviyeleri mutlaka doktor gözetiminde tüketilmelidir.
Tam Tahıllı Gıdalar: Tam tahıllı gıdalarda beyaz un ile üretilen gıdalara oranla daha fazla lif, vitamin ve mineral bulunur. Bu nedenle de kan şekerinin dengelenmesi sağlanır. Ayrıca tam tahıllı gıdalar hormon dengesini koruyarak, ciltte hormonlardan dolayı oluşabilecek sivilcelere karşı önlem alınmasına yardımcı olur. Ciltte oluşan sivilceler arpa, yulaf ve esmer pirinç tüketerek hafifletilebilir.
Yazar: Sefa Güler
Bilgi Dünyası, Yayınlanma Tarihi: Salı, Kasım 18, 2014
Yazan: sefa güler Salı, Kasım 18, 2014 Yorum Yok Devamını Oku
  • RSS

Sitemize Burdan Abone Olun

Duyuru Panosu
Lütfen Yazılarımıza
Yorum Yazınız
Yorum Larınız
Bizim İçin Önemlidir
Saygılar. Bilgi Dünyası
*

*

*

Lütfen Yazılarımıza
Yorum Yazınız
Yorum Larınız
Bizim İçin Önemlidir
Saygılar. Bilgi Dünyası
*

*

*

Lütfen Yazılarımıza
Yorum Yazınız
Yorum Larınız
Bizim İçin Önemlidir
Saygılar. Bilgi Dünyası
*

*

*

Lütfen Yazılarımıza
Yorum Yazınız
Yorum Larınız
Bizim İçin Önemlidir
Saygılar. Bilgi Dünyası

Translate,Dil Ceviri

Blog Arşivi

Duyuru!
Sizlere Daha İyi Hizmet Verebilmemiz İçin

Lütfen Okuduğunuz Yazılar Hakkında

İyi Veya Kötü Yorum Yazınız. Siteden Kopyalanan İçeriklere Lütfen Link Veriniz.
Bumerang - Yazarkafe

İstek ve Şikayet Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *